Ne Olduysa Otobüste Oldu

İlk evlendiğim yıllarda, kendisi benden evvel evlenen bir kız arkadaşıma, hiç orgazm olamadığımı söylediğimde, “Doğum yap, doğumdan sonra mutlaka düzelirsin” demişti. Derken evvel oğlum Cenk, daha sonra da kızım Hülya doğdu. Ama aradan aylar, yıllar geçmesine karşın orgazm olamamıştım. Bir keresinde kocamdan saklı olarak gittiğim bir kadın hastalıkları uzmanına konuyu açmıştım. Bana, sorunumun psikolojik olabileceğini, yetişme tarzı ve yaşantımın bir mani yaratabileceğini söylemişti. Söyledikleri doğru olabilirdi. Genç kızlığım baskı altında ve fazla disiplinli bir ortamda geçmişti. Annem erkeklerin çıkar düşkünü ve çıkarcı olduklarını, kızlar bozup bıraktıklarını anlatıp dururdu hep. Doktor bana daha diri ve şen olmamı, sosyal hayata girmemi önermişti hatta bir de ilaç yazmıştı. Bu insanı rahatlatan ve cinsel isteği biraz attıran bir ilaçtı. Ama benim ilaca ihtiyacım yoktu. Gereği kadar kocamı arzuluyordum. Benim istediğim kocamın beni çılgın dolu becermesi, sıradışı bir takım davranışlar içine girmesiydi. Benden on ıslak aka kocamın, hiçbir tatlı laf söylemeden üzerime çıkıp beni becermesi, giderek asabımı bozuyordu. Onun mat davranışı beni de etkiliyor, altında sessizce işini bitirip inmesini bekliyordum. Yani tatsız tuzsuz bir yaşam yaşıyordum. Artık 45 yaşında olgun bir kadınım. Bu yaşıma karşın yine de bir hayli güzel ve alımlıyım. Sokakta yalnız olduğum zaman hala erkekler başlarını çevirip bana müşteri gözle bakıyorlar. Fazla aleni saçık giyinmememe karşın yine de erkeklerin ısrarlı bakışları bir türlü üzerimden noksan olmuyor inanın. Konumum itibariyle diğer erkeklerle olmayı asla aklıma getirmemiştim. Mutluluğu hep kocamda aradım, ama dediğim gibi yıllarca hep hüsrana uğradım.

Ne olduysa geçen gün bindiğim otobüste oldu. Çarşıya alışverişe çıkmış, kendime müsait bir şey bulamayınca eve art dönmek zorunda kalmıştım. Zaman öğlen olmasına karşın otobüs tıklım tıklımdı. O yüzden kalabalığın arasında bir hayli sıkışmıştım. Araca az evvel binen saçı sakalına karışmış iki genç uzaktan beni süzüp duruyorlardı. Diğer insanları iterek yanıbaşıma dek yanaşmışlardı. Az sonra uzun boylu olanı arkama geçip kalçalarımı kucağına yerleştirdi ve sertleşen aletini kalçalarımın arasına bastırmaya başladı. Adamın bu hareketi müthiş şekilde hoşuma gitmişti. Adam ses etmediğimi görünce otobüsün sallanmasından da istifade ederek bana iyice sürtünmeye başlamıştı. Aletinin sertliğini kıçımın arasında hissetmekten öylesine beğeni almıştım ki, daha iyi sürtünmesi için kalçalarımı kucağına doğru bastırmıştım. Evli bir kadındım, yaptığımın doğru bir şey olmadığını elbette fazla iyi biliyordum, ama öylesine zevkli ve heyecan verici bir şeydi ki, onun yüzü suyu hürmetine ses etmeyip kendimi beğeni girdabına bırakmıştım. Bu yaşa gelmiş, ilk defa yabancı bir erkeğin varlığını vücudumda hissediyordum. O yüzden fazla heyecanlanmış ve tahrik olmuştum. Utanmasam elimi geriye atıp adamın sertleşen aletini avcuma alıp sıkacaktım ama karnım otobüsün demirine iyice dayandığı için kımıldayamıyordum. Adam aletini kıçıma dayadıkça kadınlığımın üzerindeki leğen kemiğim demire iyice dayanmış, acımaya başlamıştı. Aldığım zevkten gözlerin kısılmış, soluklarım hızlanıp sıklaşmıştı. Kocamla yaparken bile böylesine bir beğeni almamıştım. Birden kadınlığımın dudaklarının ateş gibi yandığını hissettim. Bacaklarım titrerken beğeni suyumun külotumu ıslatmaya başladığını anladım. Hayret, orgazm olmuştum. Evet, orgazm olmuştum. Yıllardır kocamın yapamadığını arkamdaki adam kıçıma birkaç sefer sürtünerek başarmıştı. Vücudumun titremesinden doruğa ulaştığımı anlayan adam elini uzatıp kalçamı kavramıştı. Kalçamı sıktıkça, kadınlığımdaki son damlalar da dışarı fışkırıyordu. Kadınlığımdan öylesine beğeni suyu akmıştı ki, külotum iyice ıslanmış, bir kısmı bacaklarımdan süzülüp düzlerime doğru akmıştı.Adamın arkadaşı, iyice yanıma yaklaşmış, bacağını bacağıma dayamıştı. Daha sonra arkadaşını itip kendisi arkama yerleşmişti. Bu biraz öncekinden de hızlıydı. Aletini arkama bastırdıkça sıcak nefesi boynumu yakıyordu. Bir süre sonra ikinci sefer doruğa çıkıp boşalmıştım. Daha sonra adamlar dönüşümlü olarak arkama geçerek sürtüyorlardı, öyle ki, yapılan şeyin otobüstekiler bile farkına varmış, ısrarla bana ve arkamda sürtünüp duran adamlara ısrarla bakmaya başlamışlardı.

Etraftakilerin uyandığını gören iki adam hareketlerine ara verip beni itekleyerek orta kapıya doğru sürüklediler. Niyetlerinin beni otobüsten indirmek olduğunu anlamıştım. Birisi düğmeye bastı… Bir süre sonra otobüs durunca, beraber apar topar aşağı indik. Onlar derhal bir taksi çevirdiler ve yola koyulduk. Önde oturan adam şoföre gideceğimiz yeri tanım ediyordu. Şehrin biraz dışındaki kıyı mahallelerden birine gelmiştik. Sonunda yıkık dökük evlerden birinin önünde durduk. Ben parayı ödedim ve arabayı gönderdik. Beni biraz ilerideki evlerden birine soktular. Evin içini kir götürüyordu. İçeri girer girmez iki erkek aynı anda bana arzuyla sarılıp elleriyle vücudumun belirli çıkıntılarını avuçladılar. Biri bluzumu çıkarırken öteki eteğimi yırtarcasına çıkarıp bir kenara attı. Birkaç saniye içinde iki erkeğin ortasında çırılçıplak kalmıştım. Uzun boylu olanı boynumu, memelerimi öperken, arkamdaki de ensemi, sırtımı ve omuzlarımı öpüp yalıyor, hafifçe ısırıyordu. Bu şimdiye kadar bana hiç yapılmamıştı. Adam ensemi dişlerken, bir güz yaprağı gibi tiril tiril titriyordum. Heyecandan ölmek üzereydim sanki. Sonra her ikisi de vücudumun daha aşağılarına inmişlerdi. Birisi kalçalarımı avuçlayıp onları iştahla öperken, öteki de etli dudaklarını tıraşlı üçgenime yapıştırmış, kadınlığımın dudaklarına doğru iniyordu. Öndeki adam parmaklarıyla kadınlığımın dudaklarını aralayıp dilini içime sokmaya çalışıyor, arkamdaki elleriyle kalçalarımı ayırmış, art deliğimi diliyle okşuyordu. Böylece iki genç erkek beni her iki tarafımdan iştahla yalıyorlardı. Artık onlarla düzüşmek için yanıp tutuşuyordum. Onlar da benim halimi anlamışlar, işi ağırdan almayı tercih ediyorlardı. Dudaklarını her iki deliğimden ayırmadan soyunuyorlardı. Pantolonlarını çıkardıklarında iri aletleri aka bir ihtişamla ortaya çıkmıştı. Daha sonra her ikisi de doğrulup aletlerini deliklerime dayadılar. Bacaklarımı hafifçe aralayıp öndekini içime kaymasını kolaylaştırdım. Bu işi ayakta yapmak zor olduğundan, içime yerleşinceye kadar akla karayı seçmişti. Nihayet içime girince dayanamamış, “Oh!…” diye inlemiştim. Adamın devinim etmede zorlandığını görünce, arkadaşının da yardımıyla, ellerimi boynuna dolayıp bacaklarımı beline atmıştım. Adam da beni kalçalarımdan kavrayıp aletini üzerine iyice yerleştirmişti. Ancak bu sırada art kapım da olduğu gibi meydana çıkmıştı. Arkadaki delikanlı zaman geçirmeden tükürüklediği aletini art kapıma dayayıp bastırmaya koyulmuştu. Bir iki yüklenişten sonra şimdiye kadar hiç kullanılmamış art kapımı bu hoyrat adama teslim etmiştim. O girerken elbette acıdan bağırıyordum, ama bu bile aşırı bir beğeni veriyordu bana. İki yabancı erkek, her iki tarafımdan da beni hoyratça yapmaya koyulmuşlardı. Hayatta ilk defa yaptığım için müthiş bir beğeni almıştım. Öyle ki, bu düzüşmenin bitmesini hiç istemiyordum. Dakikalarca, saatlerce hatta günlerce sürmesine razıydım. Belki perişan olacaktım ama içimdeki iki alet bana her şeyi unutturacaktı. Yarım saat kadar sonra, her üçümüz de boşalıp bitap halde birer tarafa yığılmıştık…İçimdeki cinsel canavar uyanmıştı bir kere. Adamlardan birinin aletini ağzıma alarak sertleştirdim. Üzerine çıkarak aleti içime aldım. Ellerimi adamın göğsüne dayayıp üzerinde zıplamaya başladım. Birkaç dakika sonra doruğa ulaşıp adamın üzerine yığılınca o da boşalmakta gecikmedi. Sonra ötekinin kucağındaydım. Adamlar beni defalarca yapmalarına karşın bir türlü düzüşmeye doyamamıştım. Bunun üzerine adamlardan biri giyinip dışarı çıktı ve bir süre sonra yanında beş kişiyle art döndü. Ateşimi söndürebilmek için takviye almışlardı. Gerçekten de öyleydi. Adamlar defalarca beni yaptılar. Kadınlığım spermle dolmuş taşıyordu. Ayağa kalkıp temizleniyor, sonra yine yere uzanıyordum. Ateşim sönünce, otobüste arkama ilk geçen adam beni giydirdi ve ana yola çıkartarak bir taksiye bindirdi. O günden sonra farklı bir kadın oldum. Ayda iki kez amaçsızca sokağa çıkıyor, kendimi düzdürecek birilerini arıyorum. Gençleri tercih ediyorum ama fazla da seçici olduğum söylenemez. İşini bilen bir olgun erkeği de tercih edebilirim. Tabii kocam ve çocuklarım ne halde olduğumu bilmiyorlar ve asla öğrenmelerini de istemem. Bu yaşam benim hususi hayatım…