Kuzenim Burak`ın Evi

Sahra`yı ele geçirdikten sonra onu yatağa atmak için fırsat kollamaya başladım. Her gün, her dakika onu düşünüyordum. Tozlu, daracık bodrum odasında ona istediklerimi yapamamıştım (doğal olarak). Devamlı aklıma yeni yeni fanteziler geliyordu. Okulda, otobüste, yolda, her yerde. Sahra`dan ırak kalmaya uzun süre dayanamayacaktım Beklediğim fırsat çarşamba günü karşıma çıktı. Sahrasızlığımın üçüncü gününde yani. Eh, bu kadar güzel bir kız her vakit “ele geçmez”. İnsan beraber olmak için her fırsatı değerlendirmek istiyor tabi. Her neyse, netice olarak Sahrayı sikeceğim bir yer bulmuştum: . Şimdi merak ediyor olabilirsiniz sebep ev için bu kadar kastığımı. Sahra benimdi ve onunla ilk kere buluşacaktık. Hem bodrumda oldukça zorlanmıştım. Stresli bir ortamdı. Burak çarşamba nişanlısı Aslı`yı Ankara`ya götürecekti. Kızın ailesi Ankara`da oturuyor. Aslı burada Burak`la kalıyor falan. Evinin anahtarı bende var ve eve istediğim vakit girebilecek kadar samimiyiz kuzenimle. İşler yolunda gidiyordu. Salı sabahı, apartmanın kapısında Sahra`nın, okula gitmek için çıkmasını bekledim. İkimiz de sabahın köründe kalkıyoruz. O sabah da her zamanki gibi uyku sersemiydim. Apartmanın duvarına yaslanmış, kargaları seyredip devamlı esnerken, tamam ! Birden tüm uyuşukluğum gitti. Sahra geliyordu. Her zamanki gibi güzeldi. Beni ayrım etmeden kapıyı açtı ve dışarı çıktı. Kahretsin eteği fazla kısaydı Beni gördü ve irkildi. Hafif bir feryat attı. Gülümseyerek yanına yaklaştım.

“Merhaba Sahra, nasılsın” dedim. Dişlerini kenetledi ve yanıt vermedi kaltak. Bir elimi beline doladım ve diğer elimle yanağını okşamaya başladım. Yüzünden nefreti okunuyordu. Brrr, bu anlatım beni biraz korkuttu. ” Çarşamba tüm gün benimle olmanı istiyorum. Evdekilere okuldan sonra bir arkadaşına gideceğini ve onlarda kalacağını söyle. Beni duyuyor musun?” elimi hızla kalçalarına attım. Ah, fazla güzel ve dolgundular. -Nerdeyse orada atlayacaktım üstüne kızın- başını evet anlamında salladı. ” Güzel. Sabah seni burada bekleyeceğim.” dudağına öpücük konduracakken başını çevirdi. Bozuldum tabi ama çocukluğuna verdim. Bana iyi davranması gerektiğini öğrenecekti. “Çok eğleneceğiz.” dedim ve o sırada servisi geldi zaten. Hızla uzaklaştı.

Ertesi gün tekrar erkenden kalktım. Okula gidecekmiş gibi giyindim ve kahvaltı niyetine bir şeyler yiyip dışarı çıktım. Heyecanlıydım. Apartmanlarının kapısına gittim ve orada beklemeye başladım Sahra`yı. On beş dakika bekledim. Bu gün biraz geç kalmıştı. Acep gelmeyecek mi diye düşünmeye başlıyordum ki… Geldi. Üzerinde mektep üniforması vardı. Pek mesut görünmüyordu. Eh, durumu da iyi sayılmazdı doğrusu. “Günaydın. Bu sabah fazla güzel görünüyorsun.dedim. “Sağol.” sesi pek isteksiz çıkmıştı doğrusu. “Benimle gel.” dedim ve kuzenimin evine doğru yürümeye başladık. Yolda aramızı yumuşatmak için sohbet etmeye çalıştım ama sorduğum her şeye kısa ve isteksiz yanıtlar veriyordu. Yüzüme bakmamaya çalışıyordu. Yürürken gözümü ondan ayırmıyordum. Vücuduna, yiyecekmiş gibi baktığımı ayrım ettim ve kendimi toparladım. Fakat bir süre sonra tekrar gözümü Sahra`dan alamadığımı gördüm. Şimdiye kadar tanıdığım kızların en güzeliydi kesinlikle. Bacakları fazla uzundu. Uzun ve dolgun bacaklara bayılırım. Ah, eve kadar zor dayandığımı söyleyebilirim. Eve geldik. Kapıyı anahtarla açtım Sahra`yı içeri çağrı ettim acemice. Hahaha çocuk gibi heyecanlıydım. Kapıyı kapadım. “İçecek bir şey ister misin?” diye sordum. “Hayır. Ne istiyorsan derhal al da bir an evvel bitsin. demeye cesaret etti. Gözlerimi şaşkınlıkla açtım. Ağzım da aleni kalmıştı. Gülümsedim Sahra`ya. Eski kibirli hali art gelmişti. Yeniden terbiye etmek gerekecekti onu. Eh, eğlenceli olacağı kesindi. Yanına yaklaştım ve tokat attım sertçe. Yere düştü, elini yanağına götürdü. Orospu çocuğu! diye bağırdı. Bu, beni çıldırttı. Saçlarından tuttum ve fazla sertçe çektim kendime doğru. Sahra. Durumu anladığını sanmıyorum.” dedim dişlerimin arasından. “Şu anda sen BENİMSİN! Elimde fotoğraflar var ve bunlarla sana şantaj yapıyorum. Anlaşmamızı hatırlatayım: Seni ne kadar sikersem o kadar fotoğrafı art alacaksın. Şimdiden itibaren bir sürtük gibi davranmaya başlasan iyi olur senin için.” İki elimle yüzünü tuttum ve dudaklarına yapıştırdım dudaklarımı. Dilimi ağzına soktum. Art çekilmeye çalıştı ama fazla sıkı tutuyordum onu. Dudaklarını kanatıncaya kadar ısırdım ve bıraktım.

Ağlamamak için zor dayandığı belliydi yüzünden. Ceketimi çıkardım, gömleğimi çıkardım ve televizyonun karşısındaki koltuğa oturdum. Sahra hala yerdeydi. Televizyonu açtım. Sabah haberleri vardı. Yabancı müzik kanalı açtım.”Sahracığım. Önümde soyunmanı istiyorum. Bilirsin, striptiz gibi. Müzikle dans etmeye çalış.” Sahra inanmıyormuş gibi başını salladı. “Hadiii, bunu seveceksin.” Yavaş yavaş ayağa kalktı ve dediğimi yapmaya başladı. Başka şansı olmadığını anlamıştı. Televizyonda Depeche Mode çalıyordu. Free Love. Bu şarkıyı da fazla severim şansıma. Fularını çıkardı. Gömleğinin düğmelerini aceleyle çözdü ve gömleğini çıkardı. “Yavaş, çabuk etme.” Yüzündeki nefret ifadesi beni eğlendiriyordu. Eteğini çıkardı. Bu sırada hafifçe dans ediyordu karşımda. Ayakkabı. Çoraplar. Ayakları biçimliydi. Allahım, vücudunda hiçbir kusur yok muydu bu kızın? Sonradan göğüslerinin biraz ufak olduğunu hatırladım. Yüzü de soğuktu ama çirkin diyemezdim. Ayrı bir hava veriyordu ona. Evet, aynen hatırladığım gibi. Sutyenini çıkarınca göğüslerini sergiledi. Normalden küçüktü göğüsleri. Yanaklarının kızarması garip hoşuma gitmişti Sadece külotla kalmıştı. Karşımdaki muhteşem görünüm karşısında neredeyse boşalacaktım. Sikim taş gibi olmuştu. “Harikaydın güzelim. Bu kadar yeter. Yanıma gel şimdi” dedim. “Lütfen bırak beni. Daha evvel hiç bu kadar utanmamıştım. Kendimi fena hissediyorum dedi ve elleriyle göğüslerini kapattı. Elimle gel işareti yaptım. Yanıma geldi. Dudağından öptüm, arkasını döndürdüm. Kalçalarını iki elimin avuçlarıyla hissettim. Harika olduklarını söylememe gerek yok herhalde. Külotunu indirdim dizine kadar. Amını okşadım ve öptüm. Sonra külotunu giydirdim. Kıçına bir şaplak attım. Git bana buzdolabından kola getir dedim. Yüzüme tekrar nefretle baktı ve gitti. Ona iyi davranmıyor muydum? Sebep benden nefret ediyordu acaba. Her neyse. Bunun bir önemi yok. Emrettiğim gibi mutfağa gitti ve bir kutu kola getirdi bana. Kolayı aldım ve masanın üstüne bıraktım. “Sahra. Yaklaş. dedim ve elimle yaklaşmasını işaret ettim. Yeterince yakına gelince suratına tüm gücümle tokat attım. Çığlık attı ve yere düştü. Oh, ona vurmaktan hoşlanıyordum. “Kutu kola istemiyorum. Git ve şişeyi getir. Hadii kaldır şu güzel kıçını!” dedim. Saçından yakaladım ve sertçe ittim. Çenesini tutarak gitti. Aslında fena biri değilimdir ama Sahra gibi bir kız üzerinde bu kadar hakimiyet sağlamak beni buna zorluyor sanki. Elinde kola şişesiyle geldiğinde ağlamaklı olduğunu ayrım ettim. Şişeyi aldım ve biraz içtim. Sahra`ya baktım. Ayakta bekliyordu. Elimle yanıma gelmesini işaret ettim. Geldi. 3`lü koltuğa yatırdım ve külotunu çıkardım. Bomboş bakışlarını tavana dikti. Artık tamamen çıplaktı. Bacaklarını öpmeye başladım. Yukarılara, baldırlarına çıktım ve bacaklarının arasını öptüm. Bu sırada ellerim göğüslerine gitti. Göğüs uçlarıyla oynamaya başladım. Dilimi kullanmaya başlayınca inlemeye başladı. İnlemelerini duymamı istemiyordu ama kendini denetim etmesi zorlaşıyordu gittikçe.

Başımı kaldırdım ve yüzüne baktım. Fena vurmuş olmalıyım, gözünün altı moraracaktı Zevk aldığı belliydi ama olası olduğunca hareketsiz ve soğuk görünmeye çalışıyordu. Oturma pozisyonuna geçtim ve Sahra`yı saçından yakalayıp yere doğru çektim. Özellikle katı davranıyordum ona karşı. Bacaklarımın arasına aldım onu. Soğuk bakışlarıyla taa gözlerimin içine baktı. “Hadi güzelim, ne yapacağını biliyorsun.” dedim. Başını hayır anlamında salladı. Elimi tokat atacak gibi kaldırdım. Bu etkili oldu ve Sahra isteksizce pantolonumun kemerini çözmeye başladı. Fermuarı indirdi, boxer`ın arasından sikimi çıkardı. Büyüklüğü karşısında yutkundu ve yalamaya başladı. Orospunun bunu daha evvel yaptığı belliydi. Sikimi yalarken başının arkasından tutup ağzına pompalamaya başladım. Gidebildiği kadar derine ulaşmak istiyordum. O kadar tahrik olmuştum ki az daha ağzına boşalacaktım. Oral sekse hiç dayanamam. “Oohhhh, seni orospuu. Aahh, Ooooooh sesleri arasında zevkle sikiyordum Sahra`nın ağzını. Birden sebep bu kadar istekle emdiğini anladım. Oral seksle orgazma ulaşmamı, böylece amını siktirmekten kurtulmayı istiyordu. Ağzından sikimi hızla çektim ve boğazından tutup yere yatırdım Sahra`yı. Şaşırmıştı ve planları altüst olmuştu. Bacaklarını araladım. Karşı koymaya çalıştı.”Lütfen yapma. Kendimi iyi hissetmiyorum. Aaaah. Bırak beniiii Tabiki çabaları boşunaydı. Sikimi hızla amına soktum.”Seni sikmeden bırakacağımı mı sandın. Orospu Sertçe sikmeye başladım Sahra`yı. Sonunda kendini bıraktı ve gözlerinden yaşlar gelmeye başladı. Bunu gördüğüme oldukça sevindim. Ağlaması beni daha da tahrik etmişti. Kısa bir süre sonra doruğa yaklaştım. Bacaklarım titriyordu zevkten. Hayvan gibi soluyordum. Lütfen oh, içime boşalma. Art çek.OROSPU ÇOCUĞU Ahhhhh Art çekmedim. O anda gebe kalması umurumda değildi. OOOOOOOOH Bebeğimmmm” Bir süre üzerinde bitkin bir şekilde kaldım. Sonra sikimi Sahra`nın bacaklarına sildim ve koltuğa oturdum. Koladan birkaç yudum aldım. Elime kumandayı aldım ve zaping yapmaya başladım. Kendimi hayvan gibi hissettiğimi söyleyebilirim. Güzeldi ama. Sahra yerde sürüne sürüne tuvalete gitti ve kapıyı kapadı. Hüngür hüngür ağlama sesi duydum. Kuzenimin sigaralarından bir paket aldım ve keyif sigarası yaktım. Güzel bir gün olacaktı.