Kutuphane Gunleri

Kütüphane Günleri


Kitap okumayı seven biri olarak sık sık kütüphaneye giderim. Ama kütüphanenin benim için öbür bir anlamı daha vardı. Voyeur yani röntgenci yanımı ortaya çıkarmasıydı. Dikkatsiz bayanlar sayesinde öyle güzel şeyler gördüm ki…



Birgün kitaplara bakarken raflar arasında, rafın öbür tarafında hoş, güzel bir bayan alt raflardaki kitaplara ulaşmak için ikide bir eğiliyor, kimi öylece bir müddet duruyordu. Bende bunu derhal gördüm ve kısa kitapların üstünden dikizlemeye başladım. Beni farketmiş miydi bilmiyorum. Gömleği eğildikçe sarkıyor, içinde ak bir sütyen ve içinde iri göğüsler. Hareket ettikçe onlarda karşımda titriyorlar. Gelde röntgenci olma.



Ya da öbür vakit eğilmiş bir bayan, külodu dışarıda, gözüküyor. Hiç alakamın olmadığı kitaplarla ilgilenmek zorunda kalıyorum bu bayanlar yüzünden. Kırmızı, beyaz, kara renk renk gördüm kütüphane hayatım boyunca.



Bir öbür gün oturduğum masanın tam karşısındaki masada bir bayan. Bilerek yaptığını zannetmiyorum ama giydiği mini etekle oturmasını bilmediği için ak külotlu çorabı ve içindeki kara iç çamaşırını bana uzun bir süre seyrettiriyor. Ya kardeşim ben kitap okuyorum, olmuyor böyle!



En son nokta kütüphanede sevişen bir çift görmem oldu. En son masalardan birinde bir kız, erkek arkadaşının üstüne abanmış, çılgınca öpüşüyorlardı. Bu masaların önü kapalı olduğundan, yanlarına gitmeden hiçbir şey görünmüyordu. Benim fantazim olacak birşeyi öbür bir çift yapıyordu helal olsun dedim…